|
|---|
İŞ MAKİNELERİNİN ÖZELLİKLERİ A- KALDIRMA, KAZIMA VE YÜKLEME İŞ MAKİNELERİNİN TANITIMI VE GENEL ÖZELLİKLERİ 1- Şasi: İş makinelerinin şasileri; yekpare ve belden kırmalı olabilir. Şasiler; operatör kabinini, kumandaları, motoru, güç aktarma organlarını ve hidrolik sistemi üzerinde taşır. ![]() Resim - 1: Beko Loder (Kazıcı Yükleyici) Görüntüsü Operatör kabininde üç adet kumanda ve kontrol konsolu bulunur. Ön konsolda, yürüyüş ve yükleyici kumandaları bulunur. Arka konsol operatör koltuğu Beko Loderler de ters yöne çevrilmek suretiyle Beko kepçeye ve mesnetlere kumanda içindir. Sağ konsolda ise, makinenin genel kontrol düzenleri (gösterge, ikaz ışıkları) bulunur. 2- Gövde: 2.1. : Şasi: Arka ağırlık, motor, operatör kabini gibi ana elemanları üzerinde bulundurur, karoseriyi taşır. çalışma sırasında forklift üzerine düşebilecek parçaların oluşturduğu tehlikelerden operatörü korur. Operatör koltuğu ayarlandığında aynı zamanda akü ana devre anahtarı görevi de görür. hesaplanmış ve arka tarafa şasi üzerinde yerleştirilmiş veya yekpare gövdeye cıvatalarla bağlı döküm bloklardır. donanımı, çatallar ve aynadan (çatal taşıyıcı) oluşmaktadır. Asansör sistemleri kullanım yerine göre iki kızaklı, üç kızaklı ve hatta dört kızaklı olabilirler. Tek veya iki adet kaldırma pistonludur. Konteynır için ve gemi ambarları gibi yerler için özel üretilen forkliftlerin asansör sistemleri üç pistonlu ve serbest kaldırma donanımlı olabilmektedir. 3- Motor: Dizel motorları; sıkıştırılarak basınç ve sıcaklığı yükseltilen hava içerisine püskürtülen yakıtın kendiliğinden tutuşma ilkesine göre çalışırlar. Buna göre ısının işe dönüşümü şöyle olmaktadır. Önce temiz hava motor silindirleri içerisine emilir veya doldurulur. Piston tarafından sıkıştırılan havanın basıncı ve dolayısıyla sıcaklığı yükseltilir. Kompresyon oranına bağlı olarak sıkıştırılan havanın basıncı 30 - 40 kg/cm2 ve sıcaklığı ise 400 - 600° civarındadır. Böylece, tutuşmayı yanma izler ve 40 - 80 kg/cm2 basınç ve 400 - 600 ° sıcaklığında gazlar oluşur. Bu yüksek basınçlı kızgın gazlar piston, biyel(piston kolu) yardımıyla işi krank miline aktarır. Bu olay sırasında, yakıtın yanmasıyla oluşan ısı enerjisinin büyük bir bölümü, krank milinin dönmesini sağlayan mekanik enerjiye dönüştürülür. Krank mili kendisine iletilen devir hareketini alternatörün rotorunu çevirerek elektrik enerjisinin üretilmesini sağlamaktadır. İş kursu sonunda basınç ve sıcaklıkları azalan gazlar atmosfere atılır ve silindirlerin yeni bir çevrim için, temiz hava ile doldurulması tekrarlanır. Dizel motorlarını daha iyi tanıyabilmek ve birbirleriyle karşılaştırma yapabilmek için, bu motorların ayrım özelliklerine göre sınıflandıralım. 1. Çalışma prensiplerine göre 2. Silindir tertip şekillerine göre 3.1. Çalışma Prensiplerine Göre: 3.2. Silindir Tertip Şekillerine Göre: 3.3. Devir Sayılarına Göre: 3.4. Piston Hareketlerine Göre: = Karşı (opposit) pistonlu motorlar olarak üç gruba ayrılırlar. 3.5. Yakıt Püskürtme Sistemlerine Göre: 3.6. Yakıt Türüne Göre: 3.7. Dizel Motorlarının Çalışma İlkeleri: kurs, kurs hacmi, ölü hacim, sıkıştırma (kompresyon) oranı, etki kavramlarının neler olduğunun bilinmesi gerekmektedir. alt ölü nokta ise AÖN kısaltmaları ile belirtilmektedir. veya kısaca kurs ismi verilir. Ölü noktalar arasındaki hacme de kurs hacmi adı verilir. Bu hacim genellikle litre (dm) veya cm türlerinden belirtilir. Sadece beygir gücü güç hesaplarında, kurs hacmi birimi olarak metre kullanılmaktadır. kafası ile silindir kapağı arasında kalan düşey mesafeye ölü hacim yüksekliği adı verilir. Piston ÜÖN da iken kendisi ile kapak arasındaki hacme de ölü hacim olarak isimlendirilmektedir. Bu hacim sıkıştırma basıncı ve dolayısıyla yanma ile önemli ilişkisi vardır. Bu nedenle kapak contasının değiştirilmesi sırasında çok dikkatli olmak gerekmektedir. tüm hacminin, piston ÜÖN’ da iken oluşan ölü hacme oranıdır. gerekli emme (giriş), sıkıştırma, yanma, genişleme ve egzoz süreçlerinden her birine zaman adı verilir. kısımdır. tarafında güç üretilir. Böylece motorlara tek etkili motorlar denir. Eğer pistonun hem alt ve hem de üst tarafında güç üretilirse, böyle motorlara da çift etkili motorlar adı verilir. 3.8. Dört Zamanlı Dizel Motorların Çalışması Krank milinin iki tam devirde veya pistonun dört kursunda yada 720° krank açısında bir iş çevrimi oluşturan motorlara dört zamanlı motor adı verilir. Piston ÜÖN'dan AÖN’ ya doğru inerken, silindir içinde giderek büyüyen bir hacim ve dolayısıyla bir vakum oluşturur. Böylece açılan emme supabından atmosfer basıncındaki hava silindire emilmeye başlanır. Piston AÖN'yı bir süre geçinceye kadar, açık bulunan emme supabından silindire girişi sürer. Havanın silindire emildiği bu süre emme zamanı denir. Emme zamanı sonunda, sıkıştırmanın hemen başlangıcında silindirdeki havanın sıcaklığı 40~60° dolayındadır. Piston ikinci zamanında, ÜÖN’ ya doğru çıkarken hem emme ve hem de egzoz supapları kapalı olduğundan, silindirde emilmiş bulunan havayı sıkıştırır. Sıkıştırma sonucu havanın 35~ 45 kg/cm ve sıcaklığı ise, sıkıştırma oranına bağlı olarak 550~700 °C'ye kadar yükselir. Bu olay piston ÜÖN’ ya 10~15° yaklaşıncaya kadar sürer. Bu sürece de sıkıştırma zamanı adı verilmektedir. bir zaman aralığından sonra tutuşur ve yanma başlar. Piston ÜÖN'yı yaklaşık olarak 10~15° geçinceye kadar yakıt püskürtüldüğünden, yanma giderek büyüyen hacim içinde gerçekleşir. Yanma sırasında silindir içindeki basınç 35~45 kg/cm ve sıcaklık ise 550~700 °C dolaylarındadır.Yüksek basınç ve sıcaklıktaki bu gazlar, pistonu AÖN’ ya doğru itmekte ve bu arada silindir içindeki hacim, hızlı bir şekilde büyümektedir. Büyüyen hacim nedeniyle, iş yapan gazların basınçları kurs sonuna doğru iyice azalır. Çevrimin üçüncü zamanını oluşturan bu olaya ise genişleme adı verilir. Genişleme olayının sonuna doğru gazların basıncı 1,5~3 kg/cm düştüğü bir sırada ve piston henüz AÖN’ ya varmamışken egzoz supapları açılır ve basınçlı gazlar, açık bulunan supaptan silindirin dışına kaçmaya başlar. Bu olaya egzoz denir. Serbest egzoz sürerken piston AÖN’ ya varır ve yönü ÜÖN’ ya doğru değişir. Bu andan itibaren piston, serbest egzoz gazlarını silindir dışına süpürmeye başlar. Bu olaya cebri egzoz ve sürece de egzoz zamanı adı verilmektedir. Egzoz sürecini, yeni çevrimin emme kursu izlemektedir. Piston egzoz zamanını sürdürerek ÜÖN’ ya yaklaştığında, emme supabı açılır.Bu arada egzoz supabı da henüz kapanmamıştır. Böylece ÜÖN civarında her iki supap bir süre birlikte açık kalmaktadır. Buna supap bindirmesi adı verilir. Supap çakışmasının yararları şunlardır. = Egzoz kursunda yüksek hızla atmosfere atılan gazlar, momentumları nedeniyle, açık bulunan emme supabından havanın emilmesini sağlarlar. oluşmaktadır.Bu sıcaklıktan motorun zarar görmemesi için, soğutulması gerekmektedir. Bu görevi bir yandan silindirlerin çevresinden kanatçıkların arasından geçen hava, bir yandan da supap çakışması sırasında yanma odasına emilen soğuk hava yerine getirmektedir. Piston Üst Ölü Nokta'yı bir süre geçtikten sonra, egzoz supabı kapanmaktadır. Bundan sonraki olay, yeni çevrimin emme süreci olacaktır. 4- Yakıt Sistemi: Dizel motorlarda kullanılan motorin şu görevleri yerine getirir. Yanma işleminin iyi olabilmesi; (türbülans) ve bunun yük ve devirlere göre değiştirilmesi şartlarına bağlıdır. kükürt içeriğine, yanma oranına ve motorun yük faktörüne bağlıdır. Su miktarı ise havadaki nem oranına bağlıdır.
Tablo – 1 : Yağ Değişim Zaman Tablosu 4.1. : Yakıt Sistemi Elemanları: Motorun yakıt sistemini oluşturan elemanlar şunlardır; depo, şasi filtresi, alçak basınç boru hattı, transfer pompası, dinlendirme kabı veya su ayırıcı, yakıt filtresi, yakıt pompası, yüksek basınç boru hattı (enjektör boruları), enjektörlerdir. çalışacabilecek kapasitedir. Seviyeleri göstergede okunabilir, yakıt ikmali iş bitiminde yapılır. Motorin depoda yeteri kadar dinlendirilir, içindeki su ve tortu alttaki bir musluktan dışarıya boşaltılır. Depo üzerindeki havalandırma düzeninin çalışır durumda bulunması gerekir. bulunan bir filtredir. sudur. Pompa elemanlarını ve enjektörleri bozar, yanma sonucu motor parçalarını hasarlandırır. Yakıta su karışması harici kaçaklardan olabileceği gibi havanın yoğunlaşması sonucu oluşan su buharı da buna sebeptir. Rafineride, dolum depolarında, servis tanklarında, makinelerin depolarında, su alma işlemleri yapılmış olmasına rağmen yakıt sistemine su girme ihtimali vardır. Bu nedenle dizel motorların yakıt pompa girişlerinde yine bu amaçla suyun dibe çökmesini sağlayan şeffaf kaplar ve su ayırıcıları depodan sonra konmuştur. Su ayırıcısı saatte 125 lt/h’lik yakıt içerisindeki suyun % 95’ini ayırabilir (Yakıttaki su oranı % 10 ve daha az olduğunda). Yakıt su ayırıcısına bir valften veya pompadan geçerse verimi düşer. Kaptaki su ½ seviyesine ulaştığında veya her gün tahliye edilmesi gerekir. görevi vardır: = Hava Alma İşlemi: Dizel motoru yakıt sistemine, onarım, bakım, yakıt bitmesi ya da sızıntılar nedeniyle bu havanın sistemden alınması gerekir. Çünkü yakıta uygulanan basınç, arada hava bulunduğu sürece iletilemez. Dolayısıyla basınç meydana gelmesi istenilen değerlerde olmayacağından motor çalışmaz. Hava alma işlemi transfer pompasına en yakın yerden başlayarak yapılır. Transfer pompası üzerindeki el pompası yakıt basıncı oluşturuncaya kadar elle çalıştırılır, filtre kapağındaki hava alma vidası gevşetilerek hava kabarcıkları bitinceye kadar gevşek bırakılır ve sonra sıkılır. Sırayla diğer tapalardan aynı şekilde hava alınır. Yukarıda açıklanan hava alma işlemi genel bir sıradır. Ayrıcalık gösteren yakıt sistemlerinde gerekli yerlerden de hava alınır. 4.1.6. : Yakıt Filtresi: Motorun içine karışmış yabancı maddelerin rafineriden, makinenin yakıt deposuna kadar süren temizleme işlemlerine ek olarak, hassas bir şekilde süzülmeleri gerekir. Filtreler yakıt sisteminin iyi süzülmüş yakıtla uzun zaman aralıksız olarak çalışmasını sağlayan parçalardır. İçlerinde kullanılan elemanların yapılışlarına göre: = Metal Elemanlı Filtreler, = Kağıt Elyaflı Filtreler, = Keçe Elyaflı Filtreler, 4.1.7. : Yakıt Pompası: Yakıt pompasının görevleri; yerine getirir: 4.1.8. : Yüksek Basınç Boru Hattı: Yakıt pompası ile enjektörler arasındaki 80 – 400 kg/cm2 basınçta çalışan borulardır. da yardımcı olur. Geri dönüş yapan yakıtın oranı % 60 – 70 civarındadır. Sadece % 30 – 40 kadarı motorda yakılır. püskürterek ince zerreler haline getirmektir. Silindirdeki hava ile iyi karışabilmesi enjektör meme deliklerinin çapına, boyuna, püskürtme açılarına bağlıdır. üründür. Yakıt deposuna eklenerek kullanılır. İyi sonuç alabilmek için yakıt deposuna ağırlıkça % 0.3 ya da hacimce % 0.35 oranında eklenmesi gerekir. 5- Soğutma Sistemi: Silindir içindeki yanmadan dolayı ısı açığa çıkar. Bu ısının malzemeye zarar vermemesi için uzaklaştırılması gerekir. Isının uzaklaştırılması su veya hava ile olmaktadır. Buna göre soğutma sistemi su soğutmalı ve hava soğutmalı olarak iki çeşittir. 5.1. : Su Soğutmalı Motorlar: Su soğutmalı otomobil motorlarında Pompalı devridaim sistemi bulunur. Bu soğutma sisteminde soğutma suyu motor tarafından tahrik edilen bir pompa tarafından devridaim edilir. Motor soğuk iken soğutma sıvısı devrini yalnız motor bloğu içinde tamamlar. Belli bir dereceye kadar ısınan motorda termostat radyatöre giden yolu açar. geri gelerek devrini tamamlar. Soğutma sisteminin başlıca parçaları şunlardır; = Radyatör = Termostat = Vantilatör 5.1.1. : Radyatör: Radyatörler 0,1 mm kalınlığında bakırdan yapılmaktadır. Isınan suyun soğutulması için bugün su borulu radyatörler kullanılmaktadır. Boyuna ve enine akıntılı radyatörler olmak üzere ikiye ayrılırlar. Birincide su kapları yukarıda ve aşağıda, ikinci ise her iki yandadır. Her iki durumda da su kapları birbirlerine borularla bağlıdırlar. Daha iyi bir soğuma etkisi sağlamak amacıyla boru yüzeylerini genişletmek için enine petekler konmuştur. 5.1.2. : Termostat: Termostat soğutma suyu sıcaklığının koruyuculuğunu yapar. Sıcaklık takriben 83° C’nin altında ise kapalı kalırlar. Bu durumda su yalnız motor bloğu içinde ve eğer açıksa kalorifer sisteminde devir daim yapar. Yüksek sıcaklıklarda, termostat açılır ve radyatöre giden yolu açar. 5.1.3. : Soğutma Suyu: Motor için kullanılan soğutma suları kesinlikle kireçsiz ve saf olmalıdır. Motorda su eksilmesi veya suyun yenilenmesi gibi bir durumda kullanılacak su temiz olmalıdır. 5.1.4. : Devirdaim Pompası: Motorun ön tarafında olan bu pompa motorun çalışmasıyla birlikte suyu termostatın açık olduğu durumda radyatörden motor bloğu içine pompalayarak suyun devridaim yapmasını sağlar. 5.1.5. : Vantilatör: İçten yanmalı motorlu araçlarda aracın durduğu yerde motorun çalışması sırasında alçak ve orta hızlarda radyatörün yeterince havalandırılabilmesi için vantilatör bulunur. 5.2. : Hava İle Soğutmalı Motorlar: Isınan motor kısımlarını hava ile soğutma, seyir halinde oluşan rüzgarla veya püskürtme hava ile yapılır. Isı vermesi lüzumlu olan yüzeyleri büyütmek için, silindirlerde, silindir kapaklarında ve karterde petekler bulunması zorunludur. Hava soğutmalı motorlar su soğutmalı motorlara göre daha gürültülü çalışırlar. 5.3. : Soğutma Sisteminde Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar:
6- Yağlama Sistemi: Motor çalışmaya başladığı zaman motor içinde hareketli ve hareketsiz parçalar arasında oluşan sürtünme güç kayıplarına, parçalar arasında aşınmalara neden olur. Bu gibi olumsuzlukları ortadan kaldırmak için yağlama sistemine ihtiyaç duyulmuştur. 6.1. : Yağlama Sisteminin Görevleri:
6.2. : Yağlarda Aranan Başlıca Özelikler:
6.3. : Karterin Havalandırılması: Yağın karterde buharlaşması sonucunda karter içinde bir iç basınç oluşur, gerek bu basıncı önlemek, gerekse bu buharın içindeki zararlı asit yapma özelliği gösteren zararlı buharları dışarı atılması için iki tip karter havalandırma düzeni vardır. Giriş borulu ve kapalı tip havalandırma sistemleri. 6.4. : Yağlama Donanımı Çeşitleri: 6.5. : Yağ Pompaları:
Şekil – 1 : Dıştan Dişli Tip Yağ Pompası Şekil – 2 : Rotorlu Tip Yağ Pompası 6.6. : Yağ Filtreleri: Motor yağı kullandıkça motor içindeki aşınmalar sonucunda metal parçacıkları yağa karışırlar. Bu parçacıkların yağdan temizlenmemesi durumunda zımpara etkisi yaparak motor parçaları arasında aşınmaya neden olur. Bunu önlemek için sisteme kağıt elemanlı filtreler konur ve bu filtreler tıkanma veya çok kirlenme durumunda yenisi ile değiştirilirler. 6.7. : Yağ Soğutucuları: Yağ pompasının bastığı yağın tamamı yağ soğutucusundan geçtikten sonra motorun yağlanacak bölümüne sevk edilir.Emniyet valfi soğuk havalarda yağın kalın olması sonucunda oluşabilecek yüksek basınca karşı soğutucuyu korur.
Şekil – 3 : Yağ Soğutucuları 7- Fren Sistemi: Hareket halindeki araçları güvenli bir şekilde yavaşlatmak, durdurmak ve duran araçları sabitlemek için yapılan işleme frenleme denir. Fren kuvveti de bu işlem için uygulanan kontrollü bir kuvvettir. Üç tip fren vardır; = Mekanik Fren, Her üç tip fren sisteminin tekerleklerdeki fren mekanizmalarında ortak parçalar vardır. Bunlar; = Kampana veya disk, 7.1. : Mekanik Fren Sistemi: Frenlemeyi mekanik olarak basit bir şekilde yapar. Tambur ve kasnaklı park frenler ile römorkların yaylı frenleri buna örnektir. 7.2. : Hidrolik Fren Sistemi: Fren pedalına basıldığında merkez pompasındaki pistonun hareketi ve önündeki fren hidrolik yağının basıncı ile teker silindirini etkilemesi sonucu fren yapılır.
Resim – 2 : Hidrolik Fren Sistemi ve Parçaları 7.2.1. Hidrolik Fren Sistemi Parçaları: 7.2.2. : Hidrolik Fren Sisteminin Çalışması: Hidrolik fren sistemin çalışması 3 bölüme ayrılabilir:
Frenleme esnasında fren pedalına uygulanan kuvvet, pedal mekanizmasının yapısından ötürü momenti artarak fren merkez silindirinin pistonunu daha büyük bir kuvvetle iter. Piston üzerindeki itme kuvveti sistemdeki sıvı aracılığıyla olduğu gibi fren teker silindirine iletir. Fren teker silindirlerindeki pistonlara uygulanan basınç kesit alanlarına bağlı olarak eşit veya arttırılmış bir kuvvet halinde fren pabuçlarına ya da disk balatalarına iletilir. diske doğru itilmesi ile sürtünme kuvvetinden dolayı makinenin durması sağlanır. 7.2.3. : Hidrolik Fren Sistemlerinde Fren Pedal Kuvvetlendiricileri: Bir aracı durdurabilmek için yapılacak fren miktarı üç şeye bağlıdır:
yararlanmak suretiyle pedal gücünü arttıran HİDROLİK YARDIMCILI fren sistemidir.
7.2.4. Fren Hidrolik Sıvıları: Fren yağı madeni esaslı olmayıp sentetik olmayıp sentetik yapılıdır. SAE J1703, FMVSS 116, DOT 3 ve DOT 4 isimli şartnameler bütün dünyada geçerlidir. Çeşitli firmaların şartnameye göre ürettikleri hidrolik fren sıvıları birbirleri ile karışabilirler. Esasen fren güvenliği açısından da böyle olması gerekir. Fren yağı kullanırken dikkat edilecek hususlar:
7.2.5. : Hidrolik Fren Sisteminde Hava Alma: Fren yağının eksilmesi veya bir onarım nedeniyle sökme-takma işleminden sonra sisteme hava girerse frenlemeyi olumsuz etkiler. Bu nedenle sistemdeki havanın tahliyesi gerekir. Kaçaklar giderilip fren yağı seviyesi tamamlandıktan sonra merkez pompasına en yakın teker silindirinden başlamak üzere fren sisteminin havası alınmalıdır. Hava alma işlemi için 2 kişi gerekir. Tekerlek silindiri üzerinde bulunan hava alma tapası açılmadan önce pedaldan birkaç pompa yapılır ve pedal basılı tutulur. Tapa açılır, hava tamamen çıkıncaya kadar pedal basılı tutulur. Hava kabarcıkları kesilince tapa sıkılmalı, pedal bırakılmalıdır. Her silindirdeki hava alma işlemi sırasıyla merkeze en yakın noktadan yapılmak suretiyle tamamlanınca merkez pompasının üstündeki depoda eksilen fren yağı tamamlanmalıdır. Hava yapmış bir sistemde fren pedalı çok serttir ve frenleme gücü azalır. Eksik fren yağı ile pedal yumuşar, dibe kadar iner, frenleme gücü azalır, birkaç pompa yapmadan fren tutmaz. 7.2.6. : Hidrolik Fren Sisteminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
Havalı fren sistemlerinde frenleme gücünü oluşturan basınç, bir hava kompresöründe üretilen hava ile mümkündür. Pedala kumanda edilmesiyle basınçlı havanın teker hava körüklerini etkilemesi sonucu ve frenleme yüzeylerinin de arttırılmasıyla daha güçlü bir frenleme sağlanır.
7.3.1. : Havalı Fren Sisteminin Parçaları: 1- Kompresör: Frenleme kuvveti için gerekli olan basınçlı havayı üretir. Pistonlu tipte imal edilirler, ana motordan hareket alırlar. 7.3.2. : Havalı Fren Sisteminde Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar: 1- Motor çalıştırıldıktan sonra hava tankının veya tanklarının yeterli miktar ve basınçta hava ile dolması için bir süre beklenmelidir. Hava basıncı göstergedeki çalışma basıncına ulaştığında makine hareket ettirilir. Bazı makinelerde hava basıncı yeterli değere ulaşıncaya kadar zil çalar, zil sustuğunda makine hareket ettirilir. 7.4. : Yardımcı Frenler: Bazı iş makinelerinde de kullanılan yardımcı frenler servis frenlerinin görevlerini azaltmak için amacıyla kullanılırlar. Lastiklerin, fren balatalarının aşınmalarını asgariye indirmek, yakıt sarfiyatını azaltmak ve servis frenindeki ısınmalardan dolayı frenleme emniyetinin tehlikeye düşmesini önlemek gibi avantajları sağlar. 7.4.1. : Egzoz Freni: Egzoz manifoldu çıkışına konulan bir klape sayesinde egzoz yolu kapatılarak motorun tek kademeli bir hava kompresörü gibi çalışması sağlanır. Sürücü egzoz frenini devreye soktuğu anda egzoz hattı ile birlikte yakıt püskürtmesi de durdurulur. Fren tatbiki elle veya ayakla yapılabilir, egzoz klapesi, mekanik veya pnömatik olabilir.
a-) Normal bir şekilde çalışan motorda hava silindirlere emilir. 7.4.2. : Motor Freni: Motor freni de normal çalışan motorun kompresöre dönüştürmek amacıyla eklenen düzenlerle sağlanır. Motorun sıkıştırma zamanı sonunda Ü.Ö.N.’dan hemen önce ek bir mekanizma tarafından egzoz valfinin açılması ve basıncın egzoz hattına verilerek enerjinin yok edilmesidir. Bunun sonucu olarak egzoz freninde olduğu gibi motor krankının yavaşlama hareketi kavrama ve şanzıman üzerinden tekerleklere iletilir. 7.4.2.1. : Motor Freninin Çalışması:
Resim - 7 : Motor Freni Şematik Gösterimi
8- Tork Konvertörü: Tork konverteri bulunmayan transmisyonda hızlanma sırasında yüksek vites seçildiği zaman çekici kuvvette, çekişte, ani ve önemli bir düşüş meydana gelir. Bu durumu tork konverteri bulunan sistemle karşılaştırınız. Tork konverterli sistemde bütün viteslerde birbiri içine girme, birbirini aşarak çalışma, diğer bir ifade ile beraberce çalışma süresi vardır; hareketlerin geçişinde kesiklikler söz konusu değildir. Bu nedenle vites değişiminin mutlaka tespit edilen belirli hızlarda yapılması zorunlu değildir.
Bir bakıma motor ile transmisyon arasında uyumu sağlayacak kritik hassas hız sınırını beklemek gerekmez. Halbuki tork konverteri olmayan transmisyonda viteslerin sayısı ne olursa olsun mutlaka geçişlerde bir kesiklik vardır. Ancak sonsuz sayıda vites gerçekleştirildiği zaman bu kesiklik bertaraf edilebilir. Bu nedenle vites değiştirme kritik hızlarının iyi seçilmesi ve vites değiştirme sırasında bu kritik hızlara uyulması zorunludur. Yoksa motorda bir miktar bayılma ya da aracın kendisini toparlamasında gecikme meydana gelir.
9- Hidrolik Sistemleri:
Hidrolik bir akışkan yardımıyla güç nakli 1653 yılında Fransız bilim adamı Blasie Paskal tarafından gerçekleştirilmiştir. Basit Hidrolik Sistemlerde önce su ve bitkisel yağlar kullanılmış, madeni yağ akışkanlı modern anlamda hidrolik sistemler 20. yüzyılın hemen başında devreye sokulmuştur. Günümüzde ise, sentetik yağ kullanımı gittikçe yaygınlaşmıştır. Hidrolik Sistemin Avantajları ve Dezavantajları:
9.1. Hidrolik Sistem Yağları: Hidrolik sistemin en önemli elemanı yağdır. Hidrolik akışkandan beklenen görevler şunlardır: Hidrolik yağ gereğinden kalın seçilirse, sistemde ısınma ve pompada kavitasyon olayına, gereğinden ince seçilmesi ise sistemde sızıntılara, pompa veriminde düşmeye ve köpüklenmeye neden olur. 9.2. Sentetik Hidrolik Sistem Yağları: Özel kimyasal tepkimelerle polialfa-olefinlerden üretilirler. Hidrolik sistemlerde istenen özelliklerin yanında başlıca faydaları şunlardır: 9.3 Hidrolik Sistem Elemanları: 9.3.1. : Yağ Tankı: Hidrolik yağın deposudur. Üzerinde yağ doldurma kapağı ve boşaltma tapası ile seviye sıcaklık göstergesi bulunur. Cam bölmede yağ seviyesi görülebilmektedir. Birçok yağ tanklarının iç kısmı aynı zamanda valfleri de barındırır. Kirlenmiş yağ hidrolik pompanın en büyük düşmanıdır ve pompaya birçok yönden hasar verir. Yağın içindeki kir, toz gibi katı parçacıklar, pompanın hassas geçirilmiş parçaları üzerinde aşındırıcı olarak etkili olurlar. Bu durum aşırı aşınmaya neden olur ve iç kaçağı arttırır. Bu durumda pompanın verimi düşer. Pompanın verimi, çalışması kadar önemlidir ve pompa performansının kontrolündeki anahtar noktalardan birisidir. Pompa verimim pompanın işini ne kadar iyi yaptığını gösterir. 9.3.4. : Hidrolik Silindir ve Piston: İki tip hidrolik silindir vardır. Her iki tip silindirde de pistonlar silindir kovanı içinde akışkanın ittiği yöne doğru kayarlar. Yağın sızmasını önleyecek değişik tipte keçeler bu silindirlerde kullanılırlar. 9.34.1. : Hidrolik Silindir Arızaları: 1- Silindir Kaçağı – Dış Kaçak: Bir piston kolu uzadığında üzerindeki yağ filmi toz ve diğer malzemeleri üzerinde toplayabilir. Kol tekrar içeriye girdiğinde, üzerindeki kirleri silindirin içine taşıyarak toz keçelerini bozar. Bu nedenle kol temizleme keçeleri silindirin kafasına yerleştirilmişlerdir. Bunlar kolu tekrar içeri girdiğinde temizlerler. Eğer piston kolu etrafında kaçak görülüyorsa toz keçeleri değiştirilmelidir. 9.3.5. : Valfler: Valfler hidrolik sistemin kontrolleri olarak iş görürler. Bu valfler basıncı, akış yönünü ve hidrolik sistemdeki akışın hacmini kontrol ederler. Üç temel valf tipi vardır: 9.3.5.1- Basınç Kontrol Valfleri: Bu valfler, hidrolik sistemdeki basıncı sınırlamak, pompa üzerindeki yükü almak ya da bir devreye yağ girişindeki yağ basıncını ayarlamak için kullanılır. Basınç kontrol valflerinin birçok tipleri vardır, bunların bazıları; tahliye valfleri, basınç azaltıcı valfler ve yüksüzleştirme valfleridir. Basınç kontrol valflerinin kullanım amaçları şöyledir:
9.3.5.2- Yön Kontrol Valfleri: Bu valfler yağ akışının yönünü kontrol ederler. Yön kontrol valflerinin en çok kullanılanları şunlardır: 9.3.5.2-a- Çek Valfler: Tek yönlü valflerdir. Bu valfin yağı sadece bir yöne doğru akmasına izin vereceği fakat ters yönde bir akıma izin vermeyeceği anlamına gelir. 9.3.5.4. : Valflerin Bakımı: Valfler çok hassas yapılmışlardır ve hidrolik sistemdeki yağ hacminin, yönünü ve basıncını kontrol edebilmeleri hassas ayarlı olmaları gerekmektedir. Bu nedenle valfler daima iyi bir durumda muhafaza edilmelidirler. 9.3.6. : Hortumlar ve Borular: İş makinelerinin hidrolik sistemlerinde 4000 PSI civarında bir basınç vardır. Hortum ve borular bu basınçlara dayanıklı imal edilirler. Kaçınılmaz hortum patlamaları olabilir. Bunu önlemek için hortumların birbirine veya bir başka makine parçasına sürtünmesine izin verilmemelidir ve Grekli önlem alınmalıdır. 9.3.7. : Ataşmanlar: Hidrolik sistemde piston rotunun hareket ettirdiği parça iş makinesinin özelliğine göre bir ataşmanı veya ekipmanı olmaktadır. Vinçte bom kaldırma, uzatma, pabuç ile sabitleme, yükleyicide kepçe kaldırma, yatırma, direksiyon, forkliftte asansör kaldırma, kaydırma, direksiyon gibi özellikler olarak iş görmeyi sağlamaktadır. 9.3.8. : Hidrolik Akümülatör (Biriktirici): Hidrolik akümülatörler iş makinelerinin fren, direksiyon ataşman sistemlerinde yedek veya ilave basınç ihtiyacı duyulduğunda bunu o anda ve kısa bir süre için yerine getiren düzenlerdir. Makine çalışırken aniden motorun stop etmesi veya hidrolik pompanın arızalanması durumunda sistemdeki basınç sıfıra düşer. Makinenin dönüş yapma, fren kullanarak bu durumda yavaşlatma, durdurma veya hidrolik ataşmanına makineyi güvenli hale gelebilecek birkaç hareketi yapabilme işini hidrolik akümülatörler sağlar. Ayrıca şok darbelerin absorbe edilmesi, hidrolik yağ basıncının aşırı sıcaklıktan düşmesi gibi durumlarda sisteme ilave basınç sağlayabilir. |
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
|
|---|